Tebliğ ve İrşâd

Tebliğ ve İrşâd Çalışmaları

Tebliğ vazifesi, aslı itibariyle Peygamberlerin vazifesidir. Allah Teâlâ’nın vahyini eksiksiz bir şekilde insanlığa ulaştırmayı kapsar. Peygamberlik müessesesinin sona ermesinin ardından bu vazife, “Âlimler, peygamberlerin varisleridir” hadis-i şerifi mucibince âlimlere intikal etmiştir.

İrşad, insanlara hak yolu göstermek, dünya ve ahiretle ilgili hakikatleri anlatmaktır. Daha çok emri bil maruf ve nehy-i anil münker olarak tanımlanan bu faaliyet, temel ifadeyle, insanları iyiliğe teşvik edip kötülükten sakındırma anlamına gelmektedir.

Bir toplumun felâh bulması, yani ebedî kurtuluşu, ancak tebliğ ile mümkündür. Zira Kur’ân-ı Kerîm’de, felâha erişmenin tebliğ ve irşada bağlı olduğu beyan edilmiştir. Bu faaliyeti göz ardı eden kavimler bozulup yozlaşmış ve kıssaları birer ibret vesikası olarak Kur’ân-ı Kerîm’de anlatılmıştır.


Emr-i bi’l-Ma’rûf

Ali Haydar Ahıshavî (Kuddise Sirruhû) Hazretleri, emri bil maruf’ve nehy-i anil münkerin önemini şöyle beyan etmiştir: “Dîn-i Mübîn-i İslâm’ın devam ve bekası, emri bil maruf ve nehy-i anil münkerin devam ve bekasına bağlıdır. Dîn-i Mübîn-i İslâm’ın inkırazı ise emri bil maruf ve nehy-i anil münkerin terkine bağlıdır.”

Tebliğ ve irşad vazifesi, hoca efendilerin riyasetinde, hitabet ve diğer yönlerden tebliğ kabiliyetini haiz, donanımlı gönüllülerden oluşan heyetler tarafından yürütülmektedir. Hizmetlerimizin ve emri bil maruf faaliyetini usulüne uygun şekilde yürütecek ehil hocaları yetiştirmeye yönelik faaliyetlerimizin devamı ve gelişimi için destek ve yardımlarınızı bekliyoruz.

İnanıyoruz ki, tebliğ faaliyetlerimiz sizlerin desteğiyle çok daha geniş bir kesime hitap edecek şekilde gelişecek ve büyüyecektir.